Bir Dünya Markası Olma Yolunda Emin Adımlarla Yürüyen Firma: Royal Halı
 
 
İki yıl gibi kısa bir süre önce halı sektörüne adım atan Royal Halı, pek çok halı şirketinin aksine, markalaşma sürecinde doğru stratejiler izleyerek, şimdi dünyanın pek







İki yıl gibi kısa bir süre önce halı sektörüne adım atan Royal Halı, pek çok halı şirketinin aksine, markalaşma sürecinde doğru stratejiler izleyerek, şimdi dünyanın pek çok ülkesine halı ürünleri üreten bir şirket haline geldi. Yurt içinde önemli başarılara imza atan Royal Halı, Dünya pazarlarında da rakiplerini ciddi anlamda zorluyor.
 
2005 yılında adım attığı halı sektöründe bugün öncü firmalardan biri olarak gösterilen Royal Halı’nın Türk Halı sektörüne “Farklı bir soluk” getirdiği konusunda pek çok kişi hem fikirdir. Royal Halı’nın bu başarısının altında pek çok ne¬den var...Royal Halı’danCihan Dağcı’ya göre başarının temelinde esas olarak, tasarım ve kaliteye verilen önem yatmaktadır.

 

Çağdaş normlarda bir firma olarak, kurumsal ve etik değerlere bağlı kalınarak yönetilen ROYAL Halı, çok kısa zamanda özgün ve yenilikçi tarzıyla farklılığını ortaya koymayı başardı.

 

 

36.000 m2 kapalı alanda, 5.000.000 m2 yıllık üretim hacmi ile şimdiden rakipleri için tehdit haline geldi bile. Dağcı ileRoyal Halı’nın markalaşma süre¬cini ve bu süreçte ne gibi stratejiler izlediklerini konuştuk.

 

Cihan Bey bize Royal Halı’nın kuruluş sürecinden bahsedebilir misiniz? Royal Halı’nın temellerinin atılması ve bugünlere gelmesi nasıl gelişti?

ROYAL Halı, Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer alan NAKSAN bünyesinde, üçüncü jenerasyonun girişimleriyle 2005 yılında hayata geçirildi. Çağdaş normlarda bir firma olarak, kurumsal ve etik değerlere bağlı kalarak yönetmeye büyük özen gösterdiğimiz ROYAL Halı, çok kısa zamanda özgün ve yenilikçi tarzıyla farklılığını ortaya koymayı başardı. Sektörde tasarım mantığını ön plana çıkaran bir marka olarak konumlanan ROYAL, 36.000 m2 kapalı alanda, 30’u idari personel olmak üzere toplam 220 çalışanıyla üretim gerçekleştiriyor ve şu anki yıllık üretim hacmi de yaklaşık olarak 5.000.000 m2’dir.

 

Royal Halı’nın yurt içi ve yurtdışı pazardaki yeri ve yapılanması hakkında bize kısaca bilgi verebilir misiniz?

 

2007 yılı itibarıyla, ülke çapında toplam 1000 satış noktası ve 30 showroom aracılığıyla tüketicilerimize ulaşıyoruz. Bu yıl konsept mağaza oluşumuna ağırlık vermeyi ve yıl sonunda, Türkiye genelinde, merkezi konumlu 20 konsept mağazayı hizmete sokmayı hedefliyoruz.

 

Halıda değişimin başladığı yer olarak konumlandırdığımız konsept mağazalarımız, tüketiciyle bire bir iletişim kurduğumuz, çağdaş marka kimliğimizi bütün yalınlığıyla ortaya koyan yepyeni bir mağazacılık yaklaşımı olarak, sektörde kendine ait özel bir kulvara sahip.

 

İhracata ise 2007 yılında başladık. Keza yurt dışı pazarına yönelik faaliyetlerimiz konusunda henüz yolun çok başındayız. Ama sektöre herkes tarafından farkedilen bir giriş yapmış olmamızın neticesinde, yoğun bir ilgi ve taleple karşılaştık. Kısa sürede, başta Avrupa ve Ortadoğu olmak üzere yakın coğrafyamızdaki ülkelerin yanısıra, okyanus aşırı pek çok ülkeye de ulaştık.

 

 

 

Ancak henüz yurt dışında mağazalaşma girişiminde bulunmadık.Yurt dışı operasyonlarımızı, faaliyet gösterecekbayilikler aracılığıyla yürütmeyi düşünüyoruz.Bu bayilerin bir kısmı tespit edildi ve bu yöndeki çalışmalarımız aktif olarak devam ediyor.

 

Üretim safhasında teknolojik gelişmelere çok önem verdiğiniz ve farklı ürün gamları için ciddi yatırımlar yaptığınızı gözlemliyoruz. Bize Royal Halı’nın teknoloji ve Ar-Ge yatırımı hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?

 

Biz ulusal ve uluslararası hedeflerini aynı kalite çizgisinde tutmaya özen gösteren bir markayız. Dolayısıyla, üretim parkurumuzun dünya standartlarıyla paralel seyretmesi gerekiyor. Bunun bize getirdiği açılım da, teknolojiyi bire bir takip etme zorunluluğudur. Belirttiğiniz gibi farklı ürün gamlarımız mevcut. Benzer ürün gamlarına sahip markalar arasından sıyrılmanızı sağlayacak iki önemli faktör vardır; biri tasarım, diğeri ise kalite. Kalite teknolojisiz olmaz.

 

Günümüzde Türkiye, makine halısı ihracatında adından her geçen gün daha fazla söz ettiren bir ülke. Avrupa’nın büyük oranda sektör tedarikçisi durumundayız. Fakat hala katma değeri düşük ürünler Türkiye ihracat portföyünün çok büyük bir kısmını karşılıyor. Biz ulusal ve uluslararası hedeflerini aynı kalite çizgisinde tutmaya özen gösteren bir markayız. Dolayısıyla, üretim parkurumuzun dünya standartlarıyla paralel seyretmesi gerekiyor. Bunun bize getirdiği açılım da, teknolojiyi bire bir takip etme zorunluluğudur. Belirttiğiniz gibi farklı ürün gamlarımız mevcut. Benzer ürün gamlarına sahip markalar arasından sıyrılmanızı sağlayacak iki önemli faktör vardır; biri tasarım, diğeri ise kalite. Kalite teknolojisiz olmaz. Örneğin; sektörde Shaggy kalite grubunda pek çok farklı ürünle karşılaşabilirsiniz. Ancak, seçiminizi ROYAL Halı’dan yana kullandığınızda bilirsiniz ki, 50 mm hav yüksekliğine sahip Shaggy halılarımız, piyasadaki alternatiflerinden farklı olarak özel SRX SHAGGY tezgahlarında dokunmaktadır. Aynı zamanda kendi üretimimiz iplikleri kullandığımız için de, istediğimiz renk, kalınlık ve parlaklık derecelerinde iplikler üreterek dokuma yapabiliyoruz. Dünya trendlerini yakından takip eden AR-GE departmanımız, markamızın sektörel yolculuğunda en önemli kılavuzumuzdur. ROYAL Halı sektörce kabul edilir bir başarı gösterdiyse, bunun alt yapısında araştırma geliştirme çalışmalarının önemi çok büyük.

 


Royal Halı’yı profesyonel anlamda değerlendirdiğimizde; doğru ürün doğru tanıtım doğru satıcı bileşeniyle karşılaşmaktayız. Yani potansiyel tüketici A kişi etkin bir reklam kampanyasıyla markayı duyuyor, sokağa çıktığında gerek yıllardır alıştığı mağazalarda gerekse de yeni ve büyük showroom’larda ürüne kolayca ulaşabiliyor ve en nihayetinde yepyeni tekniklerle dokunmuş onlarca şık seçeneğe çok uygun ödeme koşullarıyla sahip olabiliyor. Günümüz piyasa koşulları değerlendirildiğinde bu bileşeni oluşturabilmek zaman ve emek isteyen bir altyapı çalışmasını gerektiriyor. Sektörü ne olursa olsun son kullanıcıya hitap eden ürünlerde bu süreç firmaların on yıllarını alabiliyor. Royal Halı’nın bu altyapı çalışmalarını hızlı tamamladığını gözlemekteyiz. Royal Halı markasının oluşturulmasında ne tür çalışmalar yapıldı?

 

Rekabetin gerçekten yoğun olduğu bir piyasada faaliyet göstermeyi göze aldığınızda, hızlı ve vizyoner hareket ederek, kısa zamanda çok yol katetmek zorundasınız. Bu kaçınılmaz. Bizim belki de en büyük avantajımız NAKSAN kurum kültüründen, geleneğinden gelen tecrübemiz. Ayrıca kim için hizmet ürettiğimizi biliyor, hedef kitlemizi çok iyi tanıyor ve onlara en iyisini layık görüyoruz. Altyapımızı oluştururken, üretim aşamalarımızı Halı İpliği Tesisi ve Halı Dokuma Tesisi olarak iki ayrı kulvarda yürütmeyi tercih ettik. Halı İpliği Tesisi halihazırda NAKSAN bünyesinde faaliyet gösteren bir kuruluştu. Bu tesisin, son teknolojiyle donattığımız Halı Dokuma Tesisi ile birlikte ROYAL Halı markası altında çalışmalarını yürütmesine karar verdik. Daha ilk andan halıya bir tasarım objesi mantığıyla yaklaştığımız için, yetkin ve deneyimli bir tasarım grubu oluşturmak, sağlam altyapısıyla dünya trendlerini yakından takip edebilen güçlü bir AR-GE departmanı kurmak, diğer öncelik verdiğimiz çalışmalar oldu.

 

Royal Halı tüketici nezdinde yatırım kapasitesinden ziyade büyük sükse yapan televizyon reklamlarıyla dikkat çekti. Bugüne kadar sektördeki diğer firmaların reklam kampanyalarının aksine, fiyat ve kampanya odaklı değil de daha ziyade halının estetik yönünü vurgulayan reklamlara ağırlık verdiğinizi gözlemliyoruz. Bu tanıtım politikanızdan yurt içi tüketicinin artık estetiği daha ön planda tuttuğu ve tercihlerinin değiştiği sonucunu çıkarabilir miyiz?

 

Kesinlikle çıkarabilirsiniz. Çağımızda kimse dünyadan soyut, kendi içine dönük yaşayabilme seçeneğine sahip değil. Çağdaş iletişim araçlarının günden güne daha da bilinçlendirdiği halkımız, aynı zamanda ithal ürünlerin bire bir örneklerine erişim şansına da sahip. Bu da, halı üreticileri için dünya trendlerini yakından takip etme zorunluluğunu beraberinde getiriyor. İmajın büyük önem kazandığı bir gündemde, artık halının da moda bir ürün olduğunu kabul etmek zorundayız. Biz bu öngörüye sahibiz. Dolayısıyla değişen ihtiyaç ve talepleri göz önünde bulundurarak tasarımı ön planda tutan bir üretim mantığını benimsemek, her ileri görüşlü firmanın doğal tercihi olacaktır.


 

 

Estetiğe ve tasarıma dayalı ürünlerde iki ciddi sorun ön plana çıkıyor: kalifiye eleman yetersizliği ve kopyalanan tasarımlar. Öncelikle kalifiye eleman yetersizliği konusunda size bir soru yöneltmek istiyorum. Ülkemizde ciddi bir istihdam sorunu var öte yandan da özellikle de endüstriyel tasarım konusunda kalifiye ara eleman yetersizliği göze çarpıyor. Sizce endüstriyel tasarım alanındaki bu yetersizlik nasıl aşılabilir?

 

Kalifiye eleman konusundaki sıkıntıları aşabilmek için üniversitelerlee meslek liseleriyle işbirliği geliştirmenin zorunluluğuna inanıyorum. Bu doğrultuda eğitim kurumlarımız alt yapı anlamında desteklenebilir. Yanı sıra sektörel kurslar da faydalı olacaktır, ki bu yönde bazı çalışmalar mevcut. Ayrıca üretici firmaların, öğrencilerimizin sektörü daha yakından tanıyabilmesi, üretim süreci hakkında önceden objektif bir fikir sahibi olabilmesi yönünde alt yapılarını şekillendirebileceklerini düşünüyorum.

 

Kalifiye eleman konusuna devam edersek, Zaman zaman sivil toplum kuruluşlarının kısmi kamu destekleri ile bu tür ara eleman yetiştirme ve meslek edindirme kursları açtığını görüyoruz. Royal Halı olarak sizin bu kurslara bakış açınız nedir? Bu çalışmalarla kalifiye eleman sıkıntısı giderilebilir mi?

 

Elbette her çabanın bir meyvesi olacaktır. Dolayısıyla ROYAL olarak, her türlü yapıcı girişimin arkasındayız. Ancak bahsettiğiniz bu çalışmaları, bu kadar büyük ve rekabetçi bir piyasa için yeterli görmüyoruz. Halı sektörü kan kaybetmemek ve dünyadaki pastadan daha büyük pay almayı istiyorsa, mutlaka birlikte hareket etmek zorundadır. Eğitime yönelik biraz evvel bahsetmiş olduğum girişimlerin, sektörün toplam desteği ve birlikte hareketiyle gerçekleştirilmesi gerektiğinin altını özellikle çizmek isterim. Bu bilinçli ve toplu bir hareket olmak zorunda...

 

 

Son zamanlarda büyük firmaların sosyal sorumluluk projeleri ile öne çıkmaya çalıştıklarını gözlemliyoruz. Sizin sosyal sorumluluk projeleriniz ile ilgili bilgi verir misiniz?

 

Sosyal Sorumluluk söz konusu olduğunda, ROYAL Halı NAKSAN grup şirketlerinden biri olmanın sorumluluğuyla hareket etmektedir. Global arenada rekabet eden her şirket, farklılığını sosyal farkındalıkları ile ortaya koymak zorundadır. Yanı sıra her kuruluş, varlığını borçlu olduğu toplumun yararını gözetmekle yükümlüdür. Dolayısıyla da işe yakın çevresinden başlamalıdır. Biz her şeyden önce eğitim ve çevre konularına duyarlılığı yüksek bir grubun parçasıyız. Marka şehir olma yolunda ilerleyen Gaziantep’te özellikle eğitim standartlarının yükselmesi büyük önem taşıyor. Faaliyetlerimizde buna öncelik veriyoruz. Varolan girişimlere maddi destek sağlamanın yanı sıra, grup olarak hayata geçirilen okul, kreş, etüd merkezlerinde çok sayıda öğrencinin eğitim imkanı bulması en büyük gururumuzdur. Yanı sıra geri dönüşümü artırmayı ve atıl halı miktarını azaltmayı amaçladığımız projeler geliştirmek, bizim için öncelik taşıyan maddeler arasında. Ayrıca, çalışanlarımızın yaşam standartlarını yükseltmek de bizim için son derece önemli. Çünkü en büyük güç kaynağımız insan ve bu kaynağı beslediğiniz sürece motivasyonu yüksek, proaktif bir şirket yapınız olabilir. Herbir çalışanımızın, bizim ideallerimizi, vizyonumuzu paylaşan, sahiplenen bir yol arkadaşımız olduğunu unutmuyoruz.

 

Royal Halı’nın farklı tuşelerdeki ürün gamları ve yeni iplik türleriyle dokuduğu halılar iç piyasada henüz yeni olsa da sektörde taklit tasarımlar ve ürünler arasındaki benzerlik önü alınamaz boyutta hızlı ilerliyor ne yazık ki. Bu ar-ge yatırımı yapan firmaları da oldukça zorlamakta. Sizce bu konunun çözümü noktasında neler yapılmalıdır?

 

Sektörümüzün en ciddi problemlerinden biri taklitçilik... Bir anlamda kendi bindiği dalı kesmek gibi bir şey bu. Dolayısıyla böyle bir zihniyeti anlayabilmek de, hoşgörebilmek de imkansız. Bu konuda yapılabilecek çalışmalar iki koldan yürütülebilir. Birincil güç; yasalar aracılığıyla yaptırımı yüksek cezai müeyyideler uygulamak ve sıkı bir denetim mekanizmasıyla bunu kontrol etmek, ikincisi ise halı sektörünün bu konuda birlikte hareket ederek oluşturabileceği sektörel baskı.

Sektörümüzün en ciddi problemlerinden biri taklitçilik... Bir anlamda kendi bindiği dalı kesmek gibi bir şey bu. Dolayısıyla böyle bir zihniyeti anlayabilmek de, hoşgörebilmek de imkansız. Bu konuda yapılabilecek çalışmalar iki koldan yürütülebilir. Birincil güç; yasalar aracılığıyla yaptırımı yüksek cezai müeyyideler uygulamak ve sıkı bir denetim mekanizmasıyla bunu kontrol etmek, ikincisi ise halı sektörünün bu konuda birlikte hareket ederek oluşturabileceği sektörel baskı. Taklitçiliği önlemek hem kendimize hem de ülkemize borçlu olduğumuz bir sorumluluk. ROYAL Halı olarak, bu yönde organize olma çabalarını sonuna kadar destekliyoruz.

 

Marka şehir sloganıyla üretim yapan Gaziantep’in bu tarz taklit üretimler konusunda da ciddi bir payı var ne yazık ki. Firmaların ortak sorunu; Ar-Ge ve markalaşma için gerekli ekonomik ve teknolojik altyapıya sahip olmamaları. Ortak marka oluşturamama ya da pazarın bölünüp küçülmesi Gaziantep’in hem dünya pazarlarında hem de yurt içi piyasada kan kaybetmesine yol açıyor. Sizce Gaziantep’te halı sektörüne yapılmış bu ciddi yatırım kapasitesini taklit üretimden ürün geliştirmeye ve farklılaşmaya yönlendirebilecek bir çözüm olabilir mi?

 

Sektörümüzün çözüm bekleyen pek çok problemi var. Bunların aşılması, beklenen büyük hamleyi gerçekleştirebilmemiz için son derece önemli. Bunlardan ilki maliyet... Polipropilen ve akrilik fiyatları direkt olarak petro-kimya ürünlerine bağlı. Petrol fiyatlarında gerçekleşen her artış, doğrudan üretici maliyetlerini etkiliyor. Ayrıca, enerji maliyetlerinin yüksekliği de üretim şartlarını güçleştiren bir diğer etmen. Dolayısıyla küçük yatırımcıların cesaretini kıran bir döngü bu. Farklılaşmanın temelinde yatan teknolojik yatırımı gerçekleştirebilmek için, sağlıklı bir maliyet profili oluşturabilmek çok önemli. Sektörün kendi dinamikleriyle, çözüme yönelik en büyük yapabilirliği kurumsallaşma konusunda... Kurumsallaşmanın yeterli olmayışı halı sektörünün en önemli sorunlarından. Bunun temel sebeplerinden birisi eğitimli eleman eksikliği. Bu eksik nedeniyle kurumsallaşmasını tamamlayamayan firmaların, AR-GE ve desen geliştirme çalışmalarında yetersiz kalmaları ürün çeşitliliğini engelliyor. Bu da rekabetin çok sığ bir alanla sınırlı kalmasına ve ortaya çıkan yığılma sebebiyle de sektörün kan kaybetmesine yol açıyor. Oysa yapılması gereken bu pastanın büyümesine yönelik çaba sarfetmek olmalıdır. Bu yönde öncülük ettiğinizde, birileri sizi mutlaka takip edecek ve belli bir vade sonrasında da taklitçiliğe prim vermeyen bir rekabet ortamı ortaya çıkacaktır. Kurumsallaşma sorununun bir diğer olumsuz getirisi pazarlama stratejilerinin yetersizliğidir ki, bu durum da yurtdışı pazarındaki çeşitliliği engellemekte, sektör olarak uluslararası arenada rekabet gücümüzü önemli ölçüde azaltmaktadır.

 

Royal Halı’nın Türk makine halıcılığı sektörüne bakışını ve Türk Halı sektörünün uluslararası piyasadaki yerini bizim için değerlendirir misiniz?

 

Türkiye halı ihracatına, makine halısı sektörü öncülük etmektedir. Makine halısı ihracatı, son yıllarda artan bir performans sergilemektedir. Son veriler ışığında ülkemizin toplam halı ihracatının 2002 yılından bu yana sürekli bir yükseliş trendine girerek, 2006 yılı sonunda yıllık 745 milyon dolara ulaştığını mutlulukla söyleyebilirim. 2007 yılının ilk altı aylık döneminde, geçen senenin aynı dönemine oranla % 26.4’lük bir yükselişle 87 milyon dolarlık ihracat artışı gerçekleşti. Bu da sene sonunda elde edilecek ihracat rakamlarıyla ilgili bizleri hayli umutlandırıyor. Bu bilgiler ışığında, halı ihracatının genel ihracattan daha yüksek oranda bir artış kaydettiğini de rahatlıkla söyleyebiliyoruz. Makine halısı için % 25 pay ile AB ülkeleri, % 23.5 pay ile Ortadoğu ülkeleri, % 19.1 pay ile eski SSCB ülkeleri, ülkemizin en önemli ihracat pazarları durumundadır. Ayrıca, ABD, Afrika ve diğer Asya ülkelerine ihracat oranlarımız da her yıl artış gösteriyor. Bu pazarları ve ihtiyaçlarını yakından gözlemlemek gerekiyor. Çünkü halı sektörü, konut sektörü gibi alanlarla çok yakın teması olan bir alan. Dolayısıyla bu tür etkileşimleri hesaba katarak, komşu sektörleri de yakından takip etme zorunluluğumuz söz konusu. Sektörel olarak birlik ve bütünlük içinde hareket ederek, ihracatta daha büyük atılımlar gerçekleştireceğimize inanıyorum. Çünkü değerini bilmemiz gereken çok büyük bir potansiyelimiz var.

 

Royal Halı’nın bu pazardaki hedefleri nelerdir?

 

Bizim misyonumuz yenilikçi ve öncü bir marka olarak, sadece ulusal değil, uluslararası arenada da fark ve söz sahibi bir marka olmak... İnsana ve çevreye değer odaklarından asla ödün vermeyerek, örnek alınan bir marka statüsüyle dünya çapında kabul görmek... İşte seçtiğimiz yol güzergahının bizi ulaştırmasını umduğumuz başlıca hedef budur.

 

Cihan Bey, verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederiz.

 

Güncellenme: 04/02/2008   
4656  Kez Okundu   
Kategoriyle ilgili diğer haberler
Yorum ekle    |
Toplam 0 Yorum

Habere ait yorum bulunmuyor.
 
  Son Eklenen
 
Halı İhracatının 6 Aylık Perfo ...
Halı Sektöründe 2015 Ocak-Haziran İhracat rakamları baz alındığında ...
Temmuz Ayı İhracat Rakamları A ...
Temmuz ayında ihracat 10,8 milyar dolar olarak gerçekleşti. ...
Dolarda Yükseliş Devam Edecek ...
SPK Beklenti Anketini açıklandı SPK'nın Temmuz ayı beklenti anketine ...
Bayramınız Kutlu Olsun.. ...
İş Ortaklarımızın ve Takipçi Dostlarımızın Bayramlarını Kutlar, Sağlık ...
Confetti'den Cami Halıları ...
CONFETTI’DEN CAMİ HALILARI İÇİN YENİ MARKA: ÇELEBİZADE. Türkiye’nin banyo ...
Türkiye’de İnovatif Ürünlerin ...
Türkiye’de hızlı bir şekilde gelişen halı sektörünün, en ...
Mustafa Yücel “Flora Hal ...
Flora Halı olarak ‘2 yıl gül kokusu garantili ...
Kühnel “Sektör Profesyon ...
Hannover Messe İstanbul Genel Müdürü Alexander Kühnel 2. ...
Hattın Öteki Ucundaki Çocuk ...
Çalışmalarına bakar bakmaz doğanın renklerinin egemen olduğu bir ...
Halı Üretimi Yapmadan 6 Milyon ...
Baba mesleğinde inat eden Elbistanlı Mustafa Köker, Türkiye, ...
Hangi Ülkede, Nasıl Toplantı Y ...
Toplantılar, iş hayatında en önemli zamanlardan biridir… Amerikalı ...
Fuar ölmedi, sağ olasın intern ...
Sohbetimize katılan dostlarımız hatırlayacaktır, birkaç yıl önce "Fuar ...
İşletmelerde Hile Denetimi ...
Bir kişinin ya da bir kurumun varlığını kanuni ...
Trendler nasıl belirleniyor? ...
Trend kelime anlamıyla belirli değişkenler kümesinin aynı doğrultuda ...
2023'e Strateji yapmak çok güz ...
Resmi Gazete ara sıra heyecan verici haberlere vesile ...
  Hali Modelleri
Dinarsu Halı 2014
Pierre Cardin Halı 2014
Padişah Halı 2014
İstikbal Halı 2014
Bahariye Halı 2014
Atlantik Halı 2014
Angora Halı 2014
Merinos Halı 2014
Festival Halı 2014
  Koleksiyon Tanitimlari
Atlas Halı "Hare" Koleksiyonu ...
Atlas Halı’nın son zamanlarda yaptığı en büyük yenilik, ...
Angora Halı ...
Angora Halı ;evlerinizi şıklık yarışında öne çıkaracak fırsatlar ...
Sanat Halı "Seramoni" Koleksiy ...
Halı tasarım çalışmalarındaki hayal gücü ve farklı tasarımlar ...
Saray Halı Simin Koleksiyonu ...
Saray Halı tüm faaliyet alanlarında uygun ve başarılı ...
Merinos Klasik Kolleksiyonu ...
Merinos Halı klasik modellerini sizlerin beğenisine sunuyor. Göz ...

© Copyright 2014 CARPETRIUM

info@carpetrium.com

Powered By
Index Tasarim