Koyunlu Halı Fabrikası
 
 
Erdoğan Mumcu: “Birko Grup Koyunlu Halı’nın kuruluş hikayesini okuyan insanların da buradan bir ders çıkarması gerekir. Geri kalmış bir yörede kasaba halkının







Erdoğan Mumcu: Birko Grup Koyunlu Halının kuruluş hikayesini okuyan insanların da buradan bir ders çıkarması gerekir. Geri kalmış bir yörede kasaba halkının biraraya gelerek kurmuş olduğu bu tip ortaklıkların kurulması Türk sanayi ve ekonomisi için çok önemli bir husus olduğu açık ve net bir örnek oluşturmuştur. Ülkemiz ancak bu şekilde kalkınabilir sanayi tabana bu şekilde yayılabilir.

BİRKOŞirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı, Birko Koyunlu Halı Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Mumcu ile yaptığımız söyleşiyi sunuyoruz.

- Sizi ve firmanızı tanıyabilir miyiz?

- 1943 yılında Niğdenin Koyunlu kasabasında dünyaya geldim. İlkokulu Koyunluda ortaokul ve liseyi Diyarbakırda okudum. Sonra Ankara Hukuk Fakültesine girdim fakat rahmetli babamın hem Diyarbakır hem de Erzurumdaki işleri nedeniyle tahsil hayatımı yarıda bırakmak mecburiyetinde kaldım. Diyarbakırda halı, mobilya ve elektrikli ev aletleri ticareti yapıyorduk ancak bize sadece Niğdeli halıcı diye hitap ederlerdi. Bunun sebebi her yöre insanının bir vasfının olmasıdır. Niğde yöresinde özellikle de Koyunlu beldesi halıcılığı ile ünlü idi. Rahmetli dedem koyun yetiştiricisi idi. Babaannemin evinde bizim evimizde halı tezgahları vardı. Yani el halısı hemen hemen her evde dokunurdu, bizim soyumuz bu işin içerisinde idi. İşte Koyunlu Halının kökeni buralara dayanmaktadır. Diğer halı firmaları arasında kapasite reklam tanıtım olarak bizden fazla olanlar olabilir ancak halıcılık ata, dede mesleğimizdir. Bu konuda bizim için karlılıkltan öte mesleğin sürdüdürülebilirliği ön plana çıkmaktadır. Bizler doğar doğmaz ninelerinimizi, annelerimizi halı tezgahı başında bulduk, gördük dolayısıyla daha doğar doğmaz kendimizi halı üretim ve pazarlamasının içine girmiş bulduk.Şu anda bile dedemin, babamın ve amcalarımın evlerinde hala halı tezgahları mevcuttur. Annem bugün bile halı tezgahının başına geçtiğinde halı dokuyabilir. Halı sektörü zamanla büyük ilerleme gösterdi ve binlerce ailenin gerek üretim gerekse satış pazarlamasından geçmişini temininde önemli bir faktördür. El halıcılığı Isparta, Kayseri, Demirci,Şimav, Uşak yörelerinde büyük gelişme gösterdi. Buna paralel olarak tabii boyalardan elde edilen, üretilen yün halılarda Niğde, Kırşehir, Yahyak, Taşpınar, Bor yörelerinde üretilerek aile bütçesine önemli katkılar sağlamakta idi. Hem ürettimi hem de pazarlaması bize atalarımızdan miras kalan bir husus dersek yerinde bir ifade kullanmış oluruz.

Ben hukuk tahsilimi yarıda bırakarak Erzurumdaki işimizin başına döndüm. 1982 yılına kadar burada halı ticaretine devam ettim. 1982de Ankaraya gelerek mobilya ticaretine başlamıştık ki şimdi başında bulunduğum Birko GrupŞirketleri ortaklarımızın ısrarı üzerine yönetim kurulunda görev aldım. 1985-1989 dönemi dört yıllık ara harıicinde 16 yıldır yönetim kurulu başkanı olarak görev yapmaktayım.

- Birkonun kuruluşunğan bugüne kadar geçen süre içindeki gelişimi hakkında bilgi alabilir miyiz?

-Şirketimiz, 1972 yılında kuruldu. 1973 yılında ise Karde Pamuklu İplik Fabrikasının temeli atıldı. Bu noktada halıya karşı bu kadar ilgiliyken, neden pamuklu işletme ile işe başladınız diye sorulabilir. Bu konu şirketimizin kuruluşu sırasında büyük tartışmalara neden oldu ise de , ilk önce iplik tesisi ile sanayi hayatına girmiş olmamız isabetli olmuş denebilir, çünkü pamuk ipliği yarı mamül bir maddenin pazarlaması kolaydır. Mamül madde üretiminde ve sanayicilikte bizlere tecrübe kazandırdı. Günümüzde, ürettiğimiz malı pazarlamak çok önem kazanmıştır. Özellikle ihracat faktörü daha da önem kazanmış durumdadır. İplik fabrikası 1975de üretime alındı. Niğdede pamuk yoktu ancak pamuk hammaddesinin temininde bir sorun çıkmadı. Önceleri Çukurova, Hatay bölgelerinden temin edilirken zamanla İzmir yörelerinden daha fazla alımlar yapılmaya başlandı, tabi ki bu meyanda ithal pamuk olayı da kaçınılmaz bir gerçektir. İlerleyen yıllarda halıya karşı olan sempatimiz, hobimiz dürtüye dönüştü ve artık ortaklarımızın genel arzusu olan halı fabrikasının temeli 1979 yılında atıldı ve 1980 yılında da halı işletmesi devreye girmiş oldu. 1982 yılında göreve geldiğimde halı ve pamuk ipliği olarak iki tesisimiz mevcuttu. Halının hammaddesi olan yün iplik işletmesini 1984 yılında hizmete açtık böylece tesis adedi 3 oldu. Böylece yavaş yavaş entegrasyona başlamış olduk. Zaten olması lazım gelen de buydu. 1982 yılında halı işletmemizdeki makinalar jakarlı olup günlük üretimleri 150-200 m2 civarında idi. Desen ve yün değişimi günlerce sürüyordu. 1989 yılından sonra mevcut halı tezgahlarının tamamını değiştirerek, yerlerine son sistem teknolojiye havi yeni tezgahlar getirdik. Bu sayede şu anda günlük kapasitemiz yaklaşık olarak 4000-5000 metre. Üretimden de çok memnunuz. Teknolojiyi yakından takip ediyoruz. Bu sene ikinci bir boyahane kurduk.Şu anda halıdaki üretim artışımızdan dolayı yün iplik tesissimizi genişletmemiz gerekiyor. Bu genişlemeyi yaparken yeni tezgahlar da getirmek lazım. Bu da oldukça harcama gerektiren bir yatırım. Siz de takdir edersiniz ki işlerin durgun olduğu bir zamandayız. Ama genel olarak halıda bir sorunumuz yok. Hem iç piyasada hem de dış piyasada kapasitemize göre çok iyi rakamlar yakaladık.

- Üretiminiz içerisindeki ihracat payı hakkında bilgi alabilir miyiz?

- Üretimimizin yaklaşık %30unu ihraç ediyoruz. Avrupada başta Almanya, Fransa, İsveç ve Danimarka olmak üzere Amerikadan Japonyaya kadar ihracat yapıyoruz. Yunanistanda, Atinada, Selanikte birer toptancı ve diğer şehirlerde de 4 perakendeci olmak üzere 6 müşterimiz var. Bu müşterilerimiz çok özel ve kaliteli mal yaptırırlar.Şu anda Avrupa ülkeleri arasında Koyunluyu tanımayan bir ülke olduğunu sanmıyorum. Ayrıca, her sene Domotex Fuarına gidiyoruz ve orada da tanıtım çalışmalarımız oluyor.

- 2003 yılında yaptığınız ihracat hakkında bilgi alabilir miyiz?

- Geçen sene bizim ihracatımız 3 milyon $dı. Bu rakam belki az görülebilir ama bizim şimdiye kadar ihracatın üretimimizdeki oranı %10 civarındaydı, %30 gibi oranlara daha yeni ulaştık. Bence, sindire sindire yatırım yapıp piyasaya girmek en ideal yoldur. Günde 10.000-20.000 metre halı üretip stok yapmanın ve bu malı satmak için anormal fiyatlar verip piyasayı alt üst etmenin hiçbir anlamı yok. Niğdede kurulmuş bu işletme için önce istihdam daha sonra karlılık geliyor. Bu yıl ortaklarımıza kar veremedik. Gerçi 2003 yılında halıdan 3 trilyon kar ettik ama iplik işletmesi seneyi karsız kapadı. Halının karlılık oranımızı daha da geliştirmesini umuyoruz. Burada vurgulamak istediğim nokta bizim büyük tutkuyla bağlı olduğumuz el halıcılığını makine halıcılığının karşısında ezdirmemektir. Kayseri, Niğde, Nevşehir ve Kırşehir gibi yörelerde el halısı çok kısıtlı üretiliyor. El halıcılığının makine halıcılığına hiçbir etkisi olmaz. El halıcılığı hem el sanatıdır hem de oradaki genç kızlarımız için bir kazanç kapısıdır. Modern tezgahta günde 3-4 m2 halı dokuyan bir kız rahatlıkla çeyizini hazırlayabilir hem de sonrası için bir gelir kaynağı elde eder. Gerileyen el halıcılığını aktif hale getirmek yönünde daha sonra uygulamayı düşündüğümüz bir projemiz var. El halıcılığında saf yün ve doğal boya kullanılıyor. Belki büyük çaplı üretimlerde tamamen kök boya kullanamazsınız ama şu anda kök boyanın felsefesine uygun kimyevi boyalar var. Ayrıca Niğde ile ilgili de birkaç şey söylemek isterim. Niğde, 78.000 nüfuslu bir ilimiz. Daha önceleri Nevşehir, Niğdeye bağlıydı ve 1950li yıllarda siyasi çekişme nedeniyle Niğdeden koptu. Aksaray, Niğdenin ilçesiyken 1990da il oldu. Niğde gitgide küçülürken Birko Grup olarak 1300 kişiyi istihdam ediyoruz. Halı ve iplik üretiminde 20 milyon $ın altına düşmüyoruz. Ama bu bizce yeterli değil. Bu yıl başındaki teşvik yasasına Niğdenin de girmesini bekliyorduk. Bizim hemen uygulamaya koyabileceğimiz bir projemiz vardı. Bu proje dokuma-boya-apre-konfeksiyonu içine alıyordu. Mesela; konfeksiyonla ilgili olarak genç kızlarımıza bu işin eğitimini verip daha sonra da evlerinde kendilerine vereceğimiz numunelerden gömlek, pijama, eşofman v.b. gibi konfeksiyon ürünlerini dikmelerini isteyecektik, ay başında da yaptıkları iş kadar kendilerine ödeme yapacaktık. Bu proje ile hem istihdam sağlanacak hem de çok büyük bir ihracat potansiyeline katkıda bulunulabilirdi. Geçen yıl Maliye Bakanlığına yaptığımız başvurudan sadece bedelsiz olarak 647 dönüm arsa alabildik. Biz bu arsa tahsisinin ardından yatırım teşvikinin geleceğini düşünmüştük ama maalesef bu gerçekleşmedi.Şimdi, hükümetin Niğdeyi 1 yıl gecikmeyle bile olsa yatırım teşviki kapsamına almasını umut ediyoruz. Dokuma projesini gerçekleştirseydik bize verilen araziye atölyeler kuracaktık. Bu durumda hem halı tezgahlarının sayısını 25e çıkarabilecek hem de gençlere sağlayacağımız ortamla el halıcılığının gelişmesine katkıda bulunacaktık.

- 2005 yılı hedefleriniz hakkında bilgi alabilir miyiz?

- Teşvik yasası kapsamına alınsaydık Dünya Bankası gibi kurumlardan da destek almayı planlıyorduk. Ülkemizde de eğitimi geliştirme projelerine destek veriliyor. Önümüzde günlerde bu destekleri araştırmayı düşünüyoruz. Birkonun ilk yatırımı olan iplik işletmesi tesisini tamamen yeniledik. 1975 model makinelerin hepsini kaldırdık, yerine son teknoloji Toyota Sussen makinelerini getirdik yani; yeni yatırımlara geçmeden önce eskileri güncelliyoruz. 1989 yılında da halı işletmesindeki tüm tezgahları yeniledik. Makinelerin randımanı çok iyi şu anda bir makineden aldığımız en düşük üretim 500-600 m2dir. Eski makinelerle bizim bu kadar gelişmemiz zaten mümkün olamazdı. Ortaklarımız zaman zaman fazla yatırım yaptığımız, kur ve döviz farkı ödediğimiz için karlılığın düştüğü yönünde eleştirilerde bulunuyor. Ben de burayı öncelikle kar amaçlı değil istihdam amaçlı kurduğumuzu hatırlatıyorum. Kuruluşumuzun ilk yıllarında Erzurumdaydım, kurucu üyeler benimle görüştüler ardından yönetici olarak göreve devam ettim. Devlet büyüklerimizden biri önceki yıllarda buraya açılış için geldiğinde hayret içerisinde siz bu kadar insanı nasıl birarada tutup da bu şirketi yönetiyorsunuz? diye sormuştu. Aslında biz de birbirimizi görmüyoruz herbirimiz ayrı bir bölümde çalışmasını sürdürüyor ancak genel kurullarda görüşüyoruz. Birko GrupŞirketi, Niğde Vergi Dairesine ayda en az 700 milyar ile 1 trilyon arasında katma değer vergisi yatırıyor. Bu rakama işçilerin stopajı, sigortası, kurumlar vergisi dahil değildir. Bundan daha büyük katkı olabilir mi? 1300 insan çalışıyor. İstanbul, Ankarada bürolarımız, Niğdede merkezimiz var. Pazarlama şirketimizin de 4 şehirde şubeleri var. Ayrıca, araştırma sonuçlarına göre bünyemizdeki 1300 kişi aileleriyle birlikte 4220 kişi yapıyor, yani; 4220 kişiye ekmek veriyoruz. Ayrıca, Niğde sanayisine de katkımız var. 24.000 ton pamuk işliyoruz. Bence, bir işletmeyi kurarken kapsamlı düşünmek lazım. İzmirden Çukurovadan buraya gelen pamuk sayesinde o pamuğu taşıyan yüzlerce kamyoncuya gelir kapısı açılıyor. Sanayinin gelişimi ile hem yurt içinde hem yurt dışındaki yan sanayi de gelişiyor. Örneğin, halı sanayisi sayesinde İzmirdeki pamuk üreticisi ve Meksikadaki akrilik üreticisi de para kazanıyor. Bu şirketi kurduğumuzda Meksikadan akrilik alacağımız, Brezilyaya halı satacağımız aklımıza gelmezdi. Bizim gerçekten bu kadar büyük bir organizasyon olacağımız aklımıza gelmezdi. O zamanki düşüncemiz 300-400 kişiyi istihdam edecek halı ve iplik fabrikası kurmaktı. Ayrıca, geçen yıl da 26.000 iğlik tamamen yeni sistem bir iplik tesisi kurduk. Bu tesis sayesinde pamuk-polyester, pamuk-naylon gibi karışımları yapabilmemiz mümkün, istendiğinde tamamen naylon veya viskon iplik de üretebiliriz. Geçen yıl açtığımız bu tesisin adı compact iplik tesisi. Daha önce sadece tek katlı iplik üretebiliyorduk, iki, üç katlı iplik üretemiyorduk. Yeni yatırımımızla artık çok katlı iplik üretimi yapabiliyoruz ayrıca katlama büküm tesisini de kurduk. Kendi enerjimizi de kendimiz üretebiliyoruz enerji tesisimizde dahil 8 tesisimiz var. Bu tesisler 1972 yılında toplanan 100 milyon Türk Lirasınin ürünüdür. Rahmetli Turgut Özal bizi ziyaretinde bakanlarına dönerek Koyunlu Halı, orta direk işini halletmiş birikimleri biraraya getirip havuz oluşturmuş. dedi. Bu gerçekten doğru. Aynı tarihlerde bir teyzemiz gelip şöyle dedi. 10.000 liram var, ben de gireyim. Hatta daha da küçük rakamlar vardı. Çünkü taban bir rakam koymamıştık. Küçük rakamların yanında büyük katılım payları verenler de oldu ama iyi ki de bir taban fiyat koymamışız. Taban fiyatı yaptığımızda orta halliler giremeyecekti, parası olanlar da riske girmek istemeyebilirdi. Kısacası, söylemek istediğim şu; kendinize doğru hedefler koyduysanız, çalışkansanız, bilgi ve beceriniz varsa, işin başındaki insanlar belirlenen hedefe doğru yönelebiliyorsa, başarılı olamamak söz konusu olamaz. Ama elinizde iyi projelerin olması şart. İşin başında elimizde belki çok karlı bir proje yoktu belki ama çok gayret gösterdik ve Allah da bize yardım etti. Ancak, bu sene ortaklarımıza, hemşehrilerimize kar dağıtamadık. Zaten, bu sene karlı da çıksaydık tüm diğer şirketler gibi kar dağıtamazdık. Bu sene enflasyon muhasebesi yaptık. 1972 yılında kurulan şirketin 2004 yılına gelinceye kadar enflasyondan ne kadar etkilendiğini hesapladık. Eksiler ve artılar birbirine mahsup edildi. Zaten, devlet bu mahsuplaşmanın yapılmasını istedi ve temettü dağıtılamayacağını söyledi. Belki çok kar yapan şirketler temettü dağıtabilir ama o da %1 oranındadır. İlerisi için hedeflerimiz var. Aslında, kuruluşumuzun modelinin Türkiyede çoğaltılması lazım. Bu modelle küçük yatırımlarla köklü bir sanayi kurumu haline gelebilmek mümkün. Niğdenin teşvik yasasından büyük beklentileri var. Eğer Niğde teşvik kapsamına alınsaydı, Birko Grup halka açılarak holding olma yoluna gidecekti. Bu holdinge memurlar, işçiler ortak olabilecekti. Zaten, Birkonun başarısını yakından gören insanlar sürekli gelip yeni Birkoları kurmak için teklifte bulunuyorlar. Biz de benzer gelişmelerin olmasını istiyor, devlet adamlarımıza kuruluşumuza benzer kurumların yöreye getirilerini sık sık anlatıyoruz. Çünkü Niğdede hayvancılık yok, fiyatlar çok düşük olduğu için tarımdan da çok fazla gelir elde edilemiyor. Bu sebeplerle Niğdede sanayinin gelişmesi şart. Niğde Organize Sanayi Bölgesinde 112 parsel arazimiz var. Bu arazinin yarısının tahsisi yapıldı, diğer yarısı ise boş. Tahsisi yapılan bölümün de 22 parseli kullanılıyor. Bu çalışanların da 4ünde tekstil fabrikası var, diğerleri ise atölye veya depo bulunuyor. Malatya, Gaziantep, Adıyaman gibi illerimiz doldu, buraların boş kalmasını anlayamıyorum. Genel olarak, bizim ülkemizin sanayiye ve sanayiciye ihtiyacı var. Bürokratik engeller sanayiciyi yurtdışına kaçırdı. Romanya, Bulgaristan, Macaristan, Suriye ve Türki devletlere giden sanayicilerimiz oldu. Türki devletlerde yatırım olmasına bir itirazım yok, onlar da bizim soydaşımız ama oradaki yatırımlar çok karlı olmuyor. Çinde enerjinin ve işciliğin ucuz olması orayı tercih edilir hale getirdi. Odalar Birliğinin Çin konulu toplantısında öğrendiğimize göre Çinde işçiler üretim tesislerinin içinde barınıyorlarmış. Çindeki eski komünist sistem biraz daha gevşedi ve liberalleşme yoluna girdi. Eskiden Çinde insanlar boğaz tokluğuna çalışıyorlardı.Şimdi ise ayda 20-30$ cep harçlığı alıyorlar, bu miktar onlar için büyük para. Artık, yavaş yavaş onların imkanları da iyileşiyor ama yine de en vasıflı işçi 50 dolar alıyor. Orada bir işçi haftada 66,5 saat çalışırken biz de 45 saat çalışıyor. Yani, Çinli bir işçi günde 12 saat çalışıyor. Biz de sanayicinin önüne türlü engeller çıkarılıyor. Bu sene enerji tesisimizi Birko Gruptan ayırıyoruz. Bu tesisin de bir yatırım şirketi olmasını ve enerji kapasitesini artırmak istiyoruz. Bu tesiste 11,5 megawatt elektrik üreten 2 motorumuzun yanına 2 motor daha koyup yakın çevremize ucuz enerji vermek istiyoruz ama bu tesisin şirketleşmesi konusunda bürokratik engellerden hala kurtulamadık. Yapmamız istenen her işlemi yerine gerçekleştirmemize rağmen, önümüze hala engel çıkarılmasına anlam veremiyoruz. Bu tesis daha önce kurulmuş 100 milyar sermayeli pasif bir şirketti şimdi aktif hale getirmek istiyoruz ama engelleri bir türlü aşamadık. Türkiyede enerji konusunda büyük karışıklıklar var. Kim ne fiyattan enerji sattığını yine kimse ne fiyattan enerji aldığını bilmiyor. Enerji piyasası kurulu var ama tam anlamı ile işlerlik, açıklık yok. Bu konulara kısa zamanda net çözümler geleceğini ümit ediyorum. Birko Grup Koyunlu Halının kuruluş hikayesini okuyan insanların da buradan bir ders çıkarması gerekir. Geri kalmış bir yörede kasaba halkının biraraya gelerek kurmuş olduğu bu tip ortaklıkların kurulması Türk sanayi ve ekonomisi için çok önemli bir husus olduğu açık ve net bir örnek oluşturmuştur. Ülkemiz ancak bu şekilde kalkınabilir sanayi tabana bu şekilde yayılabilir. Düne kadar sosyalist rejimle idare edilen ülkeler bile son zamanlarda sanayide atağa kalkmış durumdadırlar. Çünkü planlı ve disiplinli bir proje uygulanmaktadır. Bizler neden bu konularda geri kalalım. İşte örnek ortada BirkoŞirketleri bu konuda en iyi modeldir. Çalışanlar ortak olarak küçük birikimleri biraraya getirilerek büyük sanayi tesisleri kurulabilir ve binlerce insana da iş istihdamı doğabilir. Türkiyenin her türlü şartları buna müsaittir. Bu tür yatırımlara herkesin teşvik edilmesi gerekir. Çalışan insanların şirkete ortak olması daha verimli olmakta, çalışan insan benim şirketim diye sahip çıkmaktadır. Bu noktada yatırılan paranın miktarı önemli değil. Geçmişte kurulan işci şirketleri kuruluş amaçlarından uzaklaştıkları için işlevlerini kaybettiler fakat Birko camiası olarak bu konuda çok hassas davranıyoruz.

- Halı Sektörünün gelişimine katkıda bulunan farklı sektörlere ya da içindeki farklı alanlarda yeni yatırımlar yapmayı düşünüyor musunuz?

- Bizim düşüncemiz yatırım yapmak istediğimiz alanda entagrasyonu tamamlamadan yeni bir yatırıma girmemektir. Tabii dir ki bundan sonra değişik konulu sektörlerde fizibil yatırımlara yönelmek şirketimizin geleceği açısından çok önemlidir, bunun bilincindeyiz. Ancak takdir edersiniz ki hepsinin birarada gerçekleştirmek mümkün değildir. Yatırım yapacağım diye şirketi mali açıdan sıkıntıya sokmak da yanlış ve tehlikelidir.

Bizim ilk hedefimiz günlük üç vardiyada üretmiş olduğumuz 70 ton civarındaki pamuk ipliği kapasitemizin üçte bir kısmını ihracata üçte bir kısmını iç piyasayada kalan miktarı ise kendi bünyemizde kullanarak katma değerlerini yükseltmektir. Tüm üretimimizi tek yönde kullanmak arz fazlalığı nedeniyle fiyatların düşmesine neden olabiliyor. Hem iç piyasada talebin çok üstünde pamuk ipliği arzı hem de dış piyasalarda Hindistan, Pakistan, Çin gibi büyük nüfus yoğunluğuna sahip ülkelerde işcilik, enerji ve teşvik avantajlarıyla Avrupa Ülkelerine çok ucuz fiyatlarla mal üretmektir. Bunlara ilaveten Endonezya, Tayvan, Mısır, Suriye gibi ülkelerde bile dış piyasalarda Türk tekstiline büyük ölçüde rakip olmuş durumdadırlar. Bu handikapları aşmak pazar payımızı kaybetmemek için üretime olabildiğince ağırlık vermek, hassas olmak, kaliteli malı ucuza üretip iç ve dış piyasada aranan marka olmak gerekmektedir. Bunları başaramayan firmalar yarışı kaybetme tehlikesi ile karşı karşıyadır. İşte bu nedenlerle yatırımları başka konulara kaydıramıyoruz. Değilse güçlü rakiplerle mücadele etmemiz mümkün olmayabilir. Bu nedenle bizde tekstilde adımlarımızı sağlam atmak zorunluluğunu hissediyoruz. Eneji şirketini yani enerji santralini kurmaktaki gayemiz birincisi enerji darboğazına hem de enerji dalgalanmalarına karşı kendimizi korumak ikincisi enerjiyi ucuza üreterek maliyetlerimizi aşağıya çekmektir.

Ortaklarımız genelde mobilyacılık sektörü ile de ilgilenmektir. İleriye dönük mobilya kumaşı ve mobilya üretmekte düşünce portföyümüz de vardır. Arzettiğim gibi hem teşvik hem de zamana ihtiyaç vardır. Yapılacak yatırımlar iyi etüd edilmiş rantabl, fizibil olması bu dönemde çok önem kazanmıştır. Yeni bir ürünün markalaşması en az üretim kadar önem arzetmektedir. Sonuç olarak söyleyebilirim ki Koyunlu Halı atalarımızdan bize intikal eden ve zaman içerisinde makina halısı üretimi ile devam ettirdiğimiz bir mirastır. Bunu çağın gereklerine göre en iyi şekilde ve en iyi şartlarda bir hobi olarak devam ettirmede kararlıyız.

 

 

 

Kaynak : yesilbor.com

Güncellenme: 19/07/2008   
12621  Kez Okundu   
Kategoriyle ilgili diğer haberler
Yorum ekle    |
Toplam 0 Yorum

Habere ait yorum bulunmuyor.
 
  Son Eklenen
 
Halı İhracatının 6 Aylık Perfo ...
Halı Sektöründe 2015 Ocak-Haziran İhracat rakamları baz alındığında ...
Temmuz Ayı İhracat Rakamları A ...
Temmuz ayında ihracat 10,8 milyar dolar olarak gerçekleşti. ...
Dolarda Yükseliş Devam Edecek ...
SPK Beklenti Anketini açıklandı SPK'nın Temmuz ayı beklenti anketine ...
Bayramınız Kutlu Olsun.. ...
İş Ortaklarımızın ve Takipçi Dostlarımızın Bayramlarını Kutlar, Sağlık ...
Confetti'den Cami Halıları ...
CONFETTI’DEN CAMİ HALILARI İÇİN YENİ MARKA: ÇELEBİZADE. Türkiye’nin banyo ...
Türkiye’de İnovatif Ürünlerin ...
Türkiye’de hızlı bir şekilde gelişen halı sektörünün, en ...
Mustafa Yücel “Flora Hal ...
Flora Halı olarak ‘2 yıl gül kokusu garantili ...
Kühnel “Sektör Profesyon ...
Hannover Messe İstanbul Genel Müdürü Alexander Kühnel 2. ...
Hattın Öteki Ucundaki Çocuk ...
Çalışmalarına bakar bakmaz doğanın renklerinin egemen olduğu bir ...
Halı Üretimi Yapmadan 6 Milyon ...
Baba mesleğinde inat eden Elbistanlı Mustafa Köker, Türkiye, ...
Hangi Ülkede, Nasıl Toplantı Y ...
Toplantılar, iş hayatında en önemli zamanlardan biridir… Amerikalı ...
Fuar ölmedi, sağ olasın intern ...
Sohbetimize katılan dostlarımız hatırlayacaktır, birkaç yıl önce "Fuar ...
İşletmelerde Hile Denetimi ...
Bir kişinin ya da bir kurumun varlığını kanuni ...
Trendler nasıl belirleniyor? ...
Trend kelime anlamıyla belirli değişkenler kümesinin aynı doğrultuda ...
2023'e Strateji yapmak çok güz ...
Resmi Gazete ara sıra heyecan verici haberlere vesile ...
  Hali Modelleri
Dinarsu Halı 2014
Pierre Cardin Halı 2014
Padişah Halı 2014
İstikbal Halı 2014
Bahariye Halı 2014
Atlantik Halı 2014
Angora Halı 2014
Merinos Halı 2014
Festival Halı 2014
  Koleksiyon Tanitimlari
Atlas Halı "Hare" Koleksiyonu ...
Atlas Halı’nın son zamanlarda yaptığı en büyük yenilik, ...
Angora Halı ...
Angora Halı ;evlerinizi şıklık yarışında öne çıkaracak fırsatlar ...
Sanat Halı "Seramoni" Koleksiy ...
Halı tasarım çalışmalarındaki hayal gücü ve farklı tasarımlar ...
Saray Halı Simin Koleksiyonu ...
Saray Halı tüm faaliyet alanlarında uygun ve başarılı ...
Merinos Klasik Kolleksiyonu ...
Merinos Halı klasik modellerini sizlerin beğenisine sunuyor. Göz ...

© Copyright 2014 CARPETRIUM

info@carpetrium.com

Powered By
Index Tasarim